HAYVANCILIK YEM OLDU (biraz uzun yazı ama okumaya deger bilmediğimiz bir seymi tabiku hayır)

Hayvancılık giderinin yüzde 75’ini teşkil eden yemdeki artış, sadece bir yılda yüzde 100 seviyesine kadar tırmandı... Üretici feryat ederken sorumlular ise kulağını tıkamış ve sırtını dönmüş vaziyette
Yem fiyatlarına acilen müdahale edilerek üreticiye gerekli destek verilmezse Türkiye, süt ve et üretiminde büyük bir darbe yiyecek. Üreticiler artan yem maliyetlerinden dolayı ahır ve işletmesindeki hayvanlarına bakamayacak duruma geldi. Neredeyse haftalık gelen zamlar karşısında bırakın üreticinin kâr etmesini, maliyetlerini bile karşılayamayacak duruma geldi. Bu gidişata acilen müdahale edilmezse üretici resmen yem fiyatlarına yem edilecek!

TÜRKİYE, YEMDE YÜZDE 55 DIŞA BAĞIMLI​

Kuraklık yüzünden yaşanacak rekolte kaybından dolayı iç piyasada buğday ve arpa fiyatları yükselirken, diğer yandan artan döviz kurları da yem fiyatlarını sürekli artırıyor. Yem hammaddesinde Türkiye’nin yarı yarıya ithalata bağımlı olması yem fiyatlarının da döviz kurlarından bire bir etkilenmesine neden oluyor. Resmi rakamlara göre %45-50, dolaylı olarak %55-60 oranında dışa bağımlı olan karma yem sektörü, artan döviz kurundan direkt olarak etkileniyor.

DDGS %85 ve yüksek protein pamuk tohumu küspesinde %109 oranında bir yılda artış olduğu ortaya çıkıyor.

ARADA BÜYÜK BİR UÇURUM VAR, GİTTİKÇE DERİNLEŞİYOR​

Hayvancılık işletmelerinde giderlerin %70-75’ini besleme giderleri oluştururken, buna karşılık et/yem, süt/yem ve yem/yumurta paritesindeki düşüş üreticiyi ciddi anlamda tehdit ediyor. Yem fiyatları ile kırmızı et ve çiğ sütte parite artık işlemez hale geldi. Mevcut şartlarda üreticinin üretimini sürdürebilmesi için çiğ süt fiyatlarının 3,75 TL, kırmızı et karkas kesim fiyatlarının ise 65 TL seviyesinde olması gerekiyor. Ancak en son Ulusal Süt Konseyi tarafından çiğ süt fiyatları 2,90 TL olarak açıklanırken, kırmızı ette karkas kesim fiyatları ise ESK tarafından 36 TL olarak uygulanıyor.
Geçtiğimiz yıl 70 ile 80 lira arasında değişen yem fiyatları bu yıl 130 lirayı aştı. 2020 yılında 80 liradan başlayan fiyatlarla alınan 50 kilogram yem, bu yıl 143 liradan alınıyor. Bazı noktalarda bu fiyatlar 200 liraya kadar ulaşıyor.

hayvancilik-yem-oldu-3.jpg
, arpa alım fiyatlarını 1.750 TL olarak açıklarken, bu alım fiyatlarına TMO’nun dışındaki kurumların da uyacağını belirtmişti.

Ancak TMO’nun açıkladığı alım fiyatlarının piyasada hiçbir karşılığı olmazken, Tarım Kredi Kooperatifleri bile ortaklarından alacağı arpa alım fiyatlarını 2.300 TL olarak açıkladı. Bu durum sahada yaşanan büyük krizi gözler önüne sererken arpa ve yem fiyatlarının ülke hayvancılığını da nasıl tehdit ettiğini ortaya koydu.



ZAMLAR DURDURULAMIYOR... PİYASANIN KONTROLÜ KAYBEDİLDİ​

Gazetemize konuşan ziraat mühendisi Süleyman Hartavioğlu, “Döviz kurunun yükselmesi, emtia fiyatlarının son 9 yılın zirvesini bulması ve her yıl geçici çözüm olarak görülen ithalat maliyetlerinin yükselmesi piyasanın kontrolünü kaybettirdi. Haliyle yem sektörü ihtiyacı olan ham madde tedariki konusunda sıkıntı yaşamaya başladı. Bu da fiyatlara yansıdı. Son yıllarda hayvan sayısındaki artış ve düşen yem bitkileri ekim alanları, fiyatları durduramaz hale getirdi” ifadelerini kullandı.



Bu yıl kuraklık da büyük sorun!​

Kuraklık ve döviz kurlarının sürekli yükselmesi hayvancılıkta üretimi neredeyse imkânsız hale getirdi. Kuraklıktan dolayı arpa, buğday fiyatlarının da üstüne çıkarak 2.800 liradan satılırken döviz kurlarının yükselmesinden dolayı da fabrika yemleri günlük zamlanıyor. Artan yem fiyatları karşısında çiğ sütün 3,75 TL, kırmızı ette karkas kesimin ise 65 TL’de olması gerekirken resmi çiğ süt fiyatları 2,90 lira, karkas kesim fiyatı ise 36 lirada bulunuyor.

Geçmişte yem fiyatlarına aylık zam yapılırken, son dönemde artık günlük zam geliyor. Hayvancılığın en önemli girdisi yem fiyatları olmasına rağmen üretici ürettiği sütünü Gıda Komitesi’nin telkinleriyle Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenen fiyata bile satamıyor. En son çiğ süt fiyatları 2,90 TL olarak açıklanırken, süt sanayicisinin baskılarıyla üretici sütünü 2,80 liraya ancak satabiliyor.

BU ŞARTLARDA ÜRETİCİ ÜRETİMİNİ DEVAM ETTİREMEZ”​

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Tevfik Keskin, yem fiyatları karşısında süt üreticisinin artık dayanacak gücünün kalmadığını belirterek, hükümetin acilen bu fiyatlara müdahale etmesini istedi. 1 kg sütün üretim maliyetinin 3,13 lira olduğunu ancak üreticinin sütünü Ulusal Süt Konseyi tarafından belirlenen 2,90 liraya bile satamadığına dikkat çeken Keskin, “Bu şartlar altında üretimin sürdürülmesi mümkün değil. Acilen hem yem fiyatlarına hem de süt fiyatlarına müdahale edilmesi gerekiyor. Bu zor dönemde üreticinin elinden ucuz süt almak isteyen sanayiciye biz de artık süt vermeyeceğiz” açıklamasında bulundu.


AÇIKLANAN ALIM FİYATLARINA TARIM KREDİ BİLE UYMADI​

Hububat taban fiyatları geçen yıla göre yüzde 36 artışla buğdayda 2.250 TL, arpada ise 1.750 TL alım fiyatı açıklanırken, sözde yüksek açıklandığı belirtilen TMO’nun alım fiyatlarının piyasada hiçbir karşılığı olmadı. Borsalarda buğday fiyatları 2.700 TL’ye kadar çıkarken, arpa fiyatları ise aldı başını gitti. Borsalarda arpa fiyatları 2.800 TL’ye kadar çıkarken, Tarım Kredi Kooperatifleri bile Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan alım fiyatlarının çok üstünde bir fiyatla ortaklarından arpa almaya başladı. Tarım Kredi Kooperatifleri, sosyal medya hesaplarından yaptığı duyuru ile arpayı 2.300 TL’den alacağını duyurdu. Bu durum yem piyasasında yaşanan krizin boyutunu gözler önüne serdi.



FİYATLAR NEDEN YÜKSELİYOR?​

Yaşanan kuraklık bu yıl arpa ve buğdayda ciddi bir rekolte kaybına neden olurken, bu durum iç piyasada fiyatların açıklanan alım fiyatlarının çok üstünde seyretmesine neden oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı yaşanan kuraklığa günlerce sessiz kalırken, hasatla birlikte kuraklığın acı faturası da giderek ağırlaştı. Kuraklığın başlangıçta sadece kuru tarım yapılan alanlarda, sınırlı bir kesimde etkili olduğu ve ciddi bir rekolte kaybına neden olmayacağı belirtilmesine rağmen gelinen noktada durumun hiç de öyle olmadığı ortaya çıktı.



BAKANLIK BUĞDAYDAKİ KAYBI 1 MİLYON TON BEKLİYORDU​

Kuraklık tehlikesi kendisini göstere göstere gelmesine rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı, çiftçinin sahadaki çığlığını haftalarca duymazdan gelmişti. Kuraklığın Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde belirli illerde etkili olduğu ve yaklaşık 1 milyon ton gibi bir rekolte kaybına neden olacağı açıklanırken, gelinen noktada buğdaydaki rekolte kaybının 5 milyon tona kadar çıkabileceğini artık herkes kabullenmiş durumda. Diğer yandan arpadaki rekolte kaybı hiçbir şekilde konuşulmazken, kuraklıkta en büyük ürün kaybı arpada yaşanacak. Geçen yıla göre arpadaki rekolte kaybının yüzde 50’leri bulacağı kesinleşmiş gibi. Geçen yıl arpa rekoltesi yaklaşık 8 milyon ton olarak gerçekleşirken, bu yıl kuraklıktan dolayı rekoltenin 5 milyon tonun altına düşmesi bekleniyor.



TÜRKİYE YEMDE YÜZDE 55 DIŞA BAĞIMLI​

Kuraklıktan dolayı yaşanacak rekolte kaybından dolayı içi piyasada buğday ve arpa fiyatları yükselirken, artan döviz kurları da yem fiyatlarını sürekli artırıyor. Yem hammaddesinde Türkiye’nin yarı yarıya ithalata bağımlı olması yem fiyatlarının da döviz kurlarından bire bir etkilenmesine neden oluyor. Resmi rakamlara göre %45-50, dolaylı olarak %55-60 oranında dışa bağımlı olan karma yem sektörü artan döviz kurundan direkt olarak etkileniyor.



DÖVİZ ARTTIKÇA YEM FİYATLARI ZAMLANIYOR​

Besi yemleri, süt yemleri, etlik piliç ve yumurta yemlerinin imalatında en çok kullanılan ve en çok ithal edilen hammaddelerin son 5 yıldaki ortalama birim fiyatları incelendiğinde birim fiyatlardaki artışın en büyük nedeninin döviz kurundaki artış olduğu açıkça görülüyor. 2021 Haziran ayındaki hammadde fiyatlarındaki artış bir önceki yıla göre mukayese edilecek olursa; bir yılda mısırda %108, arpada %100, soya küspesinde %60, buğday kepeğinde ise %91 artış olduğu görülüyor. Yine 2021 Haziran ayındaki karma yem fiyatlarındaki artış bir önceki yıla göre karşılaştırıldığında besi yemlerinde %66,5, süt yemlerinde %72, yumurta yemlerinde %84 ve etlik piliç yemlerinde %77,5 oranında artış olduğu görülüyor.



ARADA BÜYÜK BİR UÇURUM VAR!​

Hayvancılık işletmelerinde giderlerin %70-75’ini besleme giderleri oluştururken, buna karşılık et/yem, süt/yem ve yem/yumurta paritesindeki düşüş üreticiyi ciddi anlamda tehdit ediyor. Yem fiyatları ile kırmızı et ve çiğ sütte parite artık işlemez hale geldi. Mevcut şartlarda üreticinin üretimini sürdürebilmesi için çiğ süt fiyatlarının 3,75 TL, kırmızı et karkas kesim fiyatlarının ise 65 TL seviyesinde olması gerekiyor. Ancak en son Ulusal Süt Konseyi tarafından çiğ süt fiyatları 2,90 TL olarak açıklanırken, kırmızı ette karkas kesim fiyatları ise ESK tarafından 36 TL olarak uygulanıyor.

YEM FİYATLARI İKİYE KATLANDI​

Gazetemize konuşan ziraat mühendisi Süleyman Hartavioğlu, “Yem fiyatlarındaki artışı içerideki ve dışarıdaki faktörler göz önünde bulundurarak yorumlamak lazım. Kuraklık nedeniyle beklentinin altında kalan verim ve artan temel girdi maliyetleri yem fiyatlarının bir yıl içerisinde yüzde 60-70 civarında artmasına neden oldu. Öngörüsüzlük, plansızlık ve üretici ile ilgilenilmemesiyle birlikte fiyatların sadece fabrikaların kontrolüne bırakılması da fiyatların artmasında etkili oldu” dedi. Hartavioğlu, “Döviz kurunun yükselmesi, emtia fiyatlarının son 9 yılın zirvesini bulması ve her yıl geçici çözüm olarak görülen ithalat maliyetlerinin yükselmesi piyasanın kontrolünü kaybettirdi. Haliyle yem sektörü, ihtiyacı olan hammadde tedariki konusunda sıkıntı yaşamaya başladı. Bu da fiyatlara yansıdı. Son yıllarda hayvan sayısındaki artış ve düşen yem bitkileri ekim alanları da fiyatları durduramaz hale getirdi” ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz yıl 70 ile 80 lira arasında değişen yem fiyatları bu yıl 130 lirayı aştı. 2020 yılında 80 liradan başlayan fiyatlarla alınan 50 kilogram yem, bu yıl 143 liradan alınıyor. Bazı noktalarda bu fiyatlar 200 liraya kadar ulaşıyor.
 

Benzer Konular